Hayallerim, Delorean ve Sen: Haşlanmış Yumurta ve Tekboynuzlar

6 Ekim 2012

Haşlanmış Yumurta ve Tekboynuzlar

Murakami'nin kafa kurcalayıcı, sürükleyici ve algıda fark yaratıcı bir kitabının daha ardından dünya farklı bir şekilde işlemeye başladı gözlerimin önünde. Bu işleyiş değişikliğini nasıl anlatsam size? Durun, kitaptan başlayalım.

Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu. Kitabın sizi üzerine düşündürtmeye başlatacağı ilk nokta bu güzelleri güzeli, en başta hatırlaması zor gelinen ismi. Konusuna gelecek olursak; iki paralel öykünün birbirini tamamlayıcı olarak ilerlediği romanda biri Tokyo'da yaşayan, bizim yabancısı olduğumuz bir tür veri işlemciliği mesleği ile uğraşan, kendi halinde ve kendi ritüelleri ile sessiz sedasız yaşayan adam. Diğeri ise Dünyanın Sonu olarak adlandırılan, etrafı surlarla çevrili şehirde gölgesini kaybederek yaşayan ve o şehrin içindeki zorunlu mesleği de eski tekboynuz kafataslarından rüya okumak olan adam. Murakami'nin sürreal kaleminden bekleneceği gibi bizim gerçekliğimizden öte bir dünya var romanında. -Bu paralel dünyaların nasıl kesiştikleri kurguyu ele vereceği için burada yazmayacağım.- Romanda da sürekli karşılaşılan ve Murakami'nin güzel ve sakince anlattığı nesnelerin zihinde bir tetiği çekmesi ile oluşan tarif etmesi bir hayli güç, kuvvetli düşünce akışının kitabı okuduktan sonra sanki kendi zihnimde de gerçekleşiyormuş gibi olmasından bahsetmek istiyorum aslında. Bu bir tür gerçeklik kayması mı? Sürrealizmin sevdiğim sular olduğu bir gerçek. Zihnin, zihinle ilgili roman okuyunca kendini ona adapte etmeye çabalayıp algıda seçicilik yolu ile günüme sürprizler katmasından korkmalı mı bilmiyorum; fakat hoş ve ilgi çekici olduğu su götürmez. Neden mi bahsediyorum? Kitapta Haşlanmış Harikalar Diyarı bölümünün ana kahramanının sürekli okuduğu isimlerden biri İngiliz yazar Somerset Maugham mesela. Dün Sahaflar Festivali'nde dolanırken karşıma çıkan beşinci kitap Maugham'ın kitabıydı. Ya da uzun zaman sonra yediğim ilk haşlanmış yumurtayı elime aldığım anda kafama doluşan kitap anları ile irkilmem. Bunun gibi ufak, üzerinden kitaba köprüler kurabileceğim tesadüflerle dolu gibi hayat şu sıralar. Kitaptaki duygusal yoğunluktan da payımı aldım sanıyorum. Murakami, benim zihnimle ve yüreğimle oynamayı bırak.

Kitaptan: "Sesli sesli ağlamak istedim, ama ağlayamazdım. Gözyaşı akıtmak için fazlasıyla yaşlanmış, fazlasıyla deneyimlerden geçmiştim. Dünyada gözyaşı dökülemeyecek üzüntüler vardır işte. Bunu kimseye anlatamayacağınız gibi, anlatsanız bile hiç kimsenin anlayamayacağı türden şeylerdir. O üzüntü şekli hiç değişmeden, rüzgârsız bir gecede yağan kar gibi sessizce yüreğinizde birikir durur."*

Dipnot: Murakami'nin Norwegian Wood'u hakkında da yazmıştım. Buraya tıkla.

*Murakami, Haruki: Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu. Doğan Kitap, Sayfa 550

2 yorum:

  1. Norwegian Wood'un yazarı mı?

    Hayır isminden bile çok farklı bir kitap olacağı belli oluyor. Benim de okuyasım geldi:]

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle tavsiye ederim okumanı; üstüne de senin izlenimlerini okumayı isterim!

      Sevgiler, H.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...