18 Eylül 2014

Road Trip | Rancho Guadalupe Dunes Preserve

Kaliforniya her zaman güneşli değil. Bunu, Temmuz'daki seyahat boyunca sıcaklıktan bunalmayı beklerken beni her seferinde hazırlıksız yakalayıp, derimin altına girmenin yolunu bulan sinsi serinliği hissettiğimde deneyimledim. Bu serinlik başlangıçta afallatıcı olsa da sonrasında kafamdaki Kaliforniya imgesini genişleterek ona daha derin bir karakter vermemi sağladı. Güneş ışıklarının vurduğu, kumları altın gibi parlayan ve mutsuzluğa yer olamazmış gibi hissettiren gerçeküstü sahil şeritleri yerine, büyüleyici gerçeklikte melankoliyi hatırlatan, karşısında özgür olmanın anlamını neredeyse yakalayayabilirmişsin gibi hissettiren ve insanı bin bir farklı hisse ve düşüncelere sürükleyen dünya parçasının konuğu oldum: Rancho Guadalupe Dunes Preserve. Sahilden metrelerce içeriye doğru uzanan kum tepecikleriyle bu vahşi yaşam alanı Fırat'ın söylediği gibi bu dünyadan değilmiş gibi duruyor. Sahilin ve parkın el değmemişliği bu hissi kuvvetlendiriyor. Etrafınızda döndüğünüzde bu alanda bir yabancı olduğunuzu hisseder gibi olursanız, kuma dokunun ya da ayaklarınızı dondurucu okyanus suyuna sokun. Burada doğanın muhteşemliğine hayran kalın, manzaranın ve var oluşunuzun tadını çıkarın.

15 Eylül 2014

Mevsim Sonu

Mevsimlerin dönüm noktalarında insanı saran, zamanın ne kadar hızlı hareket ettiği hissinin vakti şimdi. Yazı sarıp sarmalayan deniz, kum, güneş motiflerinin yavaş yavaş kaldırılması ile beraber bu sıcak mevsimdeki anılara dönüp bakmak istiyor insan. Daha serin havaları kucaklamaya hazırlayacağım kendimi; ama önce ufak bir zaman yolculuğuna çıkmak istiyor kalbim. Sizi de bu yolculuğa yaz boyunca instagram'da paylaştığım yaz mekanları ve yaz hissi fotoğraflarıyla davet ediyorum. Bu, blog'daki yaz dolu içeriğin biteceğinin habercisi değil. Tam aksine eylül ve ekim boyunca, bu sevimli köşeme yaz maceralarını tekrar ve tekrar taşıma niyetindeyim. Kaliforniya'yı paylaşma konusundaki yavaşlığım, mevsim kapanışındaki melankoliyi bastırmak için bilinçli verdiğim bir karar olsun bu noktadan sonra. Gerçeği bilen dostlar: Sizi dostluk hatırına sessizliğe davet ediyorum.

31 Ağustos 2014

Road Trip | Los Angeles

Araba yolculuğuna Los Angeles'ta başlayıp, orada bitirmemize rağmen şehri gezme imkanı bulamadım çok. Gerçi seneler önceki ziyaretimde turistik noktalardaki kaldırımları arşınlamış, film turizminden bol para kazanan şehrin ekonomisine katkı sağlamıştım. O ilk seferden sonra LA ile ilgili hislerim karmakarışıktı. Filmleri hayatının vazgeçilmez noktası olarak gören herkesin bir dönem gıpta ederek gözlerini çevirdiği bir yer Los Angeles: Hollywood'u kanatlayan, en gösterişli ödül törenlerine ev sahipliği yapan, birçok klasik filme mekan olmuş ve yetenekli/yeteneksiz birçok ünlünün sokaklarda rast gelinebileceği şehir. Fakat şehri yerinde deneyimlediğimde karşımda ruhsuz bir asfalt yığını bulmuştum. Şehir, kilometrelere yayılan, birbirinden uzak ve alakasız mahallelerinin yarattığı bütünsüzlük hissi, arabasız yaşamın zorluğu, sokaklarındaki evsizleri, gecenin tekinsizliği ve yer yer aşırı züppeliği yüzünden bana kendini sevdiremedi; ama hiçbir şeyin sadece kötü yüzü olmadığı gibi Los Angeles'ın da kendine has güzellikleri var: Okyanusun sesi, sahilleri, çeşit çeşit insanları ve mekanları, güneşi, palmiyeleri ve beklemediğiniz bir anda kendini hissettiriveren California hissi.
Son seyahat bana Venice Beach'te keyifli bir akşamüstünün anılarını kazandırdı. En sevdiklerimden olan Six Feet Under'da kullanılan eve götürdü beni güzel insan Fırat; ve etrafında dizinin karakterlerinin hayaletlerini taşıyan evin önünde kavalyem oldu. An elimizden kaçmadan fotoğrafladık, sakladık ve geri dönüp baktığımızda sevgiyle hatırladık.
Fırat'ın beni götürdüğü ikinci adres ise American Horror Story'nin birinci sezonunda kullanılan Rosenheim Malikanesi idi. Dizinin dördüncü sezonunun posteri yeni yayınlandı.

17 Ağustos 2014

Deliduman

Deliduman şu anda çok satanlar listesinin başlarında. Romanı okuma kararını Başucumuzda Kitap'taki Deliduman yazısını görünce aldım .Emrah Serbes'in son romanının bu kadar popüler olmasının sebeplerinden biri kuşkusuz Gezi hakkında olması. Aslında Gezi hakkında demek romanı biraz yanlış tanıtmak olabilir. Onun yerine Deliduman'ın, Çağlar İyice adlı 17 yaşındaki delikanlı ve onun insanları hakkında olduğunu söylemek daha yerinde. Direniş'in derdi de insan değil miydi?

12 Ağustos 2014

Road Trip | Araba Yolculugu

Güzel insanlarla beraber arabaya atlayıp uzaklara doğru yola koyulmanın keyfi nasıl anlatılır? "Roadtrip" kültürü diye bir şey var! Yolda olmanın zevkine en çok uzun süren araba yolculuklarında varıldığına inanıyorum. Her şeyden önce gerçekten yol üzerinde olmanın, dağları, ormanları, görkemli vadileri teker teker arkada bırakmanın, görerek ve sindirerek, kendi koşullarınla ilerlemenin mümkün olduğu bir yolculuk biçimi olduğu için kalbimde yeri çok ayrı.
En son Birleşik Devletler'in batı yakasındaki Kaliforniya araba yolculuğumuz sırasında çektiğim fotoğraflara bakarken, gezinin araba odaklı kısmını birçok farklı karede yakaladığımı fark ettim. Fotoğraflara bakarken kendimi tekrar arabanın içinde saatlerce yolculuk ederken, kah müzik dinleyip kah sohbet ederken, yer yer de sadece sessizliğin tadını çıkarırken buldum.
Birçok ufak an geliyor aklıma: hafif acıkmaya başlayan midelerimizi tutsun diye elden ele badem dolaştırmalarımız, benzinci molasında markette dolanıp arabanın bir eksiği var mı acaba diye kafa yoruşlarımız, camdan yansıyan ışıkların dışarıdaki manzaralarla oynayışı, şehrin yolun sonunda belirdiği anlar ve o anlara uygun şarkıları çalışımız.
Bu fotoromana benzer paylaşım gelecek Kaliforniya postları için fragman niteliğinde olsun.  Eyalette görülebilecek bazı yerler o kadar dünya dışı hissettiriyorlar ki, tüm o hisleri en samimi ve duru şekilde ifade edebileceğime olan inancım az. Gene de deneyeceğim. Şimdilik sizleri road trip atmosferine davet ediyorum.

7 Ağustos 2014

İtalya II: Verona

Keyifli koşuşturmacaların ortasında olduğum için paylaşımların arasını oldukça açmak durumunda kaldım. Olsun! Yavaş yavaş, sindire sindire yazmak istiyorum burada. Bir nefese sığdırmaya çalışmadan anlatmaya başlayayım o zaman. Bir önceki İtalya iletisinden hatırlarsınız belki, ufak araba yolcuğumuz da Garda Gölü'ne uğramıştık. Göl gezinin ara durağıydı, varış noktamız ise Verona idi. Verona, Romeo ve Juliet'in şehri olarak biliniyor dünyada. Verona sadece bu aşkın mekanı olmaktan ibaret değil. O, güzel, alımlı ve tarih dolu bir İtalya şehri. UNESCO Dünya Mirası listesinde olduğunu da belirtmeli.


16 Temmuz 2014

İtalya I: Garda Gölü

Geçtiğimiz hafta minik ama güzeller güzeli bir seyahate çıktım! Üç gün İtalya'da dolandık, keyiflendik ve günlük hayata dönmek istemedik. Burada seyahat hakkında yazmak, yazdıkça o güzel hissi hatırlamak beni mutlu ediyor.  İtalya'yı birkaç parça halinde yazacağım. İlk kısımda Garda Gölü'nü ağırlıyoruz.
Garda Gölü, İtalya'nın en büyük gölü ve kıyısı boyunca bin bir güzelliğe gebe bir göl. Araba ya da bisiklet ile sahil şeridinde yola çıkıldığında ardı ardına dizilmiş kasabalar sizi bekliyorlar.
Göl ile yollarımız seyahatin hem gidiş hem dönüş kısmında kesişti. Kıyısında kitap okumak, elinizde leziz bir İtalyan dondurması ve karşınızda göl manzarası ile sahilde bir bankta oturmak, yüzmek, güzelliğin ve çirkinliğin tarihi üzerine düşünmek ya da hiçbir şey düşünmeden sadece nefes almak için harikulade bir yer Garda Gölü. Yüzmek isterseniz gölün en güneyinde kalan Sirmione'nin turkuaz rengi sularına bırakın kendinizi. Sirmione ayrıca tam sahilde duran orta çağdan kalma kalesi ve sularındaki kuğuları ile masalsı bir kasaba. Sokaklarında, pencerelerinde çiçekler asılı evler göreceksiniz. Kısacası Garda Gölü'nde mutlu hissedeceksiniz. Yoldayken, insanın dertlerden ve stresten uzak ruh haline mükemmel bir eşlikçi Garda.


15 Temmuz 2014

Sosyalleşelim.

Sosyal medyayı yetkin bir şekilde kullanmaktan milyonlarca kilometre uzak olsam da ben de kendi çapımda, minik bir köşe yaratmaya çalışıyorum farklı platformlarda. Bu çabama destek maiyetinde ve sizleri bilgilendirmek, yönlendirmek için bir post hazırlayayım dedim.
Bloglovin, birçok blogu takip etmeyi ve yenilerini keşfetmeyi mümkün kılan yararlı bir platform. Ancak yeni yeni rutinime dahil etmeyi başarmış olsam da Bloglovin'den oldukça memnunum. Hayallerim, Delorean ve Sen'i Bloglovin kullanarak takip etmek için şurayı tıklayabilirsin. Böylece Blogger'ın oldukça ilkel kalan takip sisteminden daha iyi bir sistemle yeni içerikten haberdar edilebilir ve beğendiğin postları Bloglovin'de profiline ekleyebilirsin.
Aynı zamanda en son katıldığım alanlardan olan Instagram'daki hesaba (@handeaykun) da bir göz atabilirsin. Kişisel paylaşımlardan ziyade etraftaki güzellikleri paylaşacağım gibi görünüyor. Tabi ki tüm bu süreç kendi kendine evrilecek ve zamanla ortaya çıkacak minik bir Instagram fotoğrafları dağcığındaki hazineleri heyecanla bekliyorum.