Hayallerim, Delorean ve Sen

2 Aralık 2016

Westworld


*Metin spoiler içermiyor.*
  
Westworld bu senenin en şahane işlerinden biri. HBO'nun yeni muhteşemliği Jonathan Nolan ve Lisa Joy tarafından yaratıldı. Yaratıcı ekibin yanında oyuncu kadrosu da şahane: Anthony Hopkins, Evan Rachel Wood, Jeffrey Wright, James Marsden, Thandie Newton... 1973 yapımı aynı adlı filmden esinlenen dizi eski işlerin (tabiri caizse) "geri dönüşüm"ünün nasıl olabileceği konusunda ders verir nitelikte. Hali hazırda var olan bir hikayenin yeniden ziyaret edilip, yepyeni bir bakış açışı ve yaratıcı enerjiyle ele alınıp nasıl müthiş bir iş çıkarılabileceğinin canlı kanıtı (lafım size kötü yeniden çevrimler, berbat kitap uyarlamaları ve aynı hikayeleri aynı sıkıcı döngüde anlatmaktan bıkmayan yapımcılar). Hikayesinden bahsetmekten özellikle kaçınacağım. Tembellikten değil; seyre başladığınız ilk andan itibaren öyküye kafa yormanızı Westworld deneyiminin önemli bir parçası olduğuna inandığımdan.

30 Ekim 2016

Uluru

Bu ara adını çok anıyorum. Sevgiyle, özlemle, hayranlıkla. Avustralya'nın neredeyse tam ortasına oturan Uluru'dan; hiçbir fotoğrafın, anlatının veya sözün sizi onunla karşılaştığınız ana hazırlayamayacağı yerden bahsediyorum.

Rehber ve ansiklopedilerde Avustralya'nın arka bahçesi diye de anılan Kuzey Toprakları'nda kum taşından oluşan bir kaya formasyonu olarak tanıtılan Uluru, bu toprakların vahşi doğasında, çölün ortasında, kızıl bir kum denizinin içinde yerden yükselir. Yerin üzerindeki kısmı tamamı bile değildir aslında. Neredeyse üçte ikisi yerin altında, gözden ıraktadır. Oysa çevresini dolaşmak için 13,000 adım atmak gereken bu muazzam kayanın daha da büyük olabileceği fikri insan zihnini yorar.


11 Temmuz 2016

Yaz | Summer

Mevsimi ortaladık. Oysa ne kadar çok bekliyoruz yazı! Güneşi, enerjisi, renkleri hep farklı. Yeşil bir başka yeşil oluveriyor; toprak bir başka ışıldıyor. Yüzler gülüyor; sokaklar, parklar, sahiller canlanıyor. Doğa parıldıyor. Masmavi denize çarpıp yansıyan yaramaz güneş ışınları mı bunun sebebi? Yoksa biz mevsime bol keseden anlam yüklediğimiz için mi bunca keyif, kahkaha, huzur? Her ne olursa olsun kesin olan şu: Yaz dediğin güzellik. Yaz dediğin neşe.
Burada beni neşelendiren, -gerçekliğe rağmen- yaşama sevinci dolduran, yumuşacık yaz manzaralarımı derledim. Biraz mevsime güzelleme, biraz saygı duruşu, bolca fotoğraf.
Fotoğraflar yeryüzünün başka başka köşelerinden: Bozcaada, Assos, Tekirdağ, Çorlu... Yollardan, bahçelerden, teraslardan, kalıntılardan, denizden, gökyüzünden kareler.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

We are dwelling in the midst of season. Summer is always different, always precious. Here are my summer moments. As a keepsake. To remind me the joyful summer days. 


18 Nisan 2016

Zeren Badar

New York'ta yaşayan Türk asıllı sanatçı ve fotoğrafçı Zeren Badar'ın işlerine bakıyorum ve neşeleniyorum. Badar klasik resimleri çeşitli obje ve yiyecekler kullanarak yeniden yorumluyor, klasiği önümüze mizah dolu ve absürd kombinasyonlarla seriyor. Bu yeni oluşumlarda klasik imge bambaşka anlamlara bürünüyor, geçmişten yüzler bize muzır muzır bakıyor.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

New York based Turkish artist Zeren Badar's wonderfully playful works gave me so much joy. Badar reinterprets classical paintings with various objects and foods, and serves them to viewers with a humorous twist.

5 Nisan 2016

Bir Kış Günü | A Winter Day

Bavyera’da güzellikler bitmiyor. Geçtiğimiz ay yaptığım kısa bir ziyarette bir başka köşesini keşfetmek için çıktım yola. Sırt çantamda fotoğraf makinesi, okunmayı bekleyen son elli sayfasıyla kitabım, müziklerim ve kağıt kokusuyla burnuma ziyafet çektiren defter ile gara vardım. Beni varış noktasına taşıyacak tren peronda bekliyordu. Selamlaştık. Kapının birinden girdim ve kendimi cam kenarı koltuklardan birine yerleştirdim. O tanıdık heyecan hissi benliğimi sardı ve uykunun son kalıntılarını gözlerimden, zihnimden, vücudumdan sildi. Canlıydım ve yaşıyordum. Her an kıymetliydi.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------

I’ve spent a beautiful day in Bavaria. It’s landscape under snow and sun above, the state granted me magnificent views everywhere I laid my eyes on. My camera, book and crispy new notebook in my backpack I hit the train station early in the morning. The train was already waiting. I hoped on, sat myself on a new seat and felt the familiar feeling rush upon me. The last remains of sleep washed away and I felt alive for I was about to hit the road again, I was to cherish every moment. It’s amazing how one’s troubles vanish in a second. 


1 Nisan 2016

21 An + 21 Şarkı

Blog'da yenilik! Sevgili Meriç'in blogunda başlattığı 21 An + 21 Şarkı ilham dolu meydan okuma dönüp dolaştı, kulakların pasını sildikten sonra sevgili Eylül aracılığıyla benim kapımı çaldı. Neden olmasın? dedim, kendi listemi derledim. 


1. Keyfini en hızlı yerine getiren şarkı?

23 Mart 2016

Türkiye ve Misafirperverlik

Geçtiğimiz günlerde posta kutuma ilgimi çeken bir mail düştü. Mailde Candace Rose Rardon adlı kadın gezginin/sanatçının Türkiye’de yalnız yaptığı uzun yürüyüşü anlattığı bir metne link verilmişti. Türkiye adını okuyunca dikkatimi çeken maile daha alıcı bir gözle bakınca tek başına bizimki gibi bir ülkede yolculuğa çıkmış bir kadının ağzından yazılan metne daveti reddedemedim ve karşıma sıcacık illüstrasyonların eşlik ettiği ilham veren bir öykü çıktı.

Rardon'un ülkemizdeki uzun yürüyüş rotalarından biri olan Evliye Çelebi Yolu'nda yaptığı yürüyüşünü yazdığı metnin başlığı Turkey and the Art of Hospitality (Türkiye ve Misafirperverlik Sanatı). 22 günlük yürüyüşünün her gecesi çadırında konaklama planıyla yola çıkan ama sonunda sadece 4 geceyi çadırında, diğer geceleri de yolda onu evlerine davet eden Türk ailelerin evlerinde geçirmiş. Rardon'un anılarında, kalbinde sıcacık bir Anadolu resmi kalmış ve illüstrasyonlarında bu deneyimin anlarını ölümsüzleştirmiş.

Bu misafirperverlik mevzusu önemli. Kendi toprağında birbirini öldüren, komşusuyla geçinemeyen, nefretle beslenen, dram seven bir toplumun dünyada misafirperverliğiyle bilinip, övülmesi, turizm reklamlarında kameraya doğru çay/lokum/türk kahvesi uzatan dostane yüzlerle tanıtımının yapılması kuşkusuz bilinçli bir güzellemeden ibaret. Gene de her genellemenin bir doğruluk payı olduğunu yadsıyamıyoruz. Çirkinliklerin içindeki o ufacık pay umut veriyor. Barış Gelini Pippa'yı, onlarca ülkeyi bisikletiyle gezdikten sonra Türkiye'de otomobille öldürülen maceraperesti, tacize uğrayan, katledilen, soyulan daha onlarca, yüzlerce turisti ve son dönemdeki kan dökümünden payını alanları unutmadan ülkenin insanlarından ümidi kesmek istemeyen herkesi Rardon'un güzel anılarına davet ediyorum.

Candace Rose Rardon'un anılarını okumak ve görsellerin kaynağı için buraya tıklayın.

3 Mart 2016

The Outback and Beyond

Bir önceki ileti de Tracks'ten bahsetmiş, Avsutralya'nın arka bahçesi Outback'in güzelliğine ufak methiyeler dizmiştim. Tracks'in ardılı olarak inceleyebileceğiniz bu paylaşımda ise Rick Smolan'ın objektifinden Avustralya'yı bulacaksınız. Smolan dünyaca tanınan, LIFE, TIME, National Geographic dergileriyle çalışmış deneyimli bir fotoğrafçı. Ayrıca dünya çapında milyonlarca satılmış "Day in the Life" fotoğraf kitabı serisinin de yaratıcılarından. 1980'lerde yayınlanan Day in the Life kitapları bir ülkenin günlük hayatını belgeleyen değerli kaynaklar. Fikir keyifli: 100 fotoğrafçı bir ülkenin dört bir yanında 24 saat boyunca çekim yaparak coğrafyayı, günün anlarını, sıradanı filmde ölümsüzleştiriyorlar. A Day in the Life of Australia kitabının baskısını bir şekilde temin edip içine gömülmek istiyorum. Burada gevezeliği kesiyorum, sizi kehribar rengin maviyle öpüştüğü fotoğraflara davet ediyorum.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...